İÇİNDEKİ IŞIĞIN FARKINDA OLMAYAN, BAŞKASINDAKİ IŞIĞI NASIL GÖRSÜN?
   
  EVRENSEL ĞRETİLER - EVRENSEL BİLGELİK YOLU
  Usui Reiki-1
 

        Reiki aşamalarına geçmeden önce burada kısaca, evrensel enerji, enerji beden yani vücut aurası ve çakralardan söz etmek istiyorum.
        İnsan vücudunu tamamen çevreleyen elektromanyetik alana “Aura” adı verilir ve yedi adet enerji bedenden oluşur.
        İnsanın enerji bedeni, diğer bir deyişle aurası, sürekli olarak evrensel enerjiden beslenir. Bu enerjiyi en iyi şekilde alarak kendi gelişimi için kullanmak, insanın kendi elindedir. Bu enerji bedende çakra adı verilen yedi adet enerji merkezi bulunur. İnsanın aurası, insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma, duygu ve düşüncelerinin kalitesine göre değişik renkler alır.

1.      KIRMIZI:   Ateş ve esas yaratıcı gücün rengidir. Yaşamı destekleyici enerji olup, sıcaktır. Güçlü tutku, zihin ve iradeyi belirtir. Hem öfke, nefret, aşk, beklenmeyen bir değişikliği yansıtan dinamik bir renk; hem de, bedenin dolaşım ve üreme sistemleriyle, eski yetenek ve becerilerin uyanışını etkileyen bir renktir.

2.      ÇOK KOYU KIRMIZI-BULANIK KIRMIZI:    Aşırı uyarılmışlık, öfke, dengesizlik, asabiyet, saldırganlık, heyecan ve düşüncesizliği yansıtır.

3.      KIRMIZIYA YAKIN TURUNCU:  Gurur.

4.      TURUNCU: Cesaret, neşe, sosyal olma, ortamla ilişki kurabilme, özellikle süptil-astral boyutta yeni bir farkındalık.

5.      KOYU-BULANIK TURUNCU:  Duygusal dengesizlik.

6.      SARIYA YAKIN TURUNCU:  Hafif meşreplik, bayağılık.

7.      SARI          :  Aura içerisinde birinci ve en kolay görülebilen bir renk olup, mental çabanın rengidir. Bu renk, akıl ve zekânın iyi çalıştığını yansıtır.

8.      BEYAZA YAKIN SARI:  Düşüncelerin güçlülüğü ve spritüel gelişme.

9.      KOYU SARI:  O anda bir konu hakkında analiz yapıyor. Eleştirici, kabullenmekten yoksun, dogmatik.

10.    YEŞİL:  Şefkat, sempati, sakinlik. Güvenilebilir ve açık zihinli.

11.    KOYU YEŞİL:  Kıskançlık, sahiplenme, cimrilik, kendine güvensizlik.

12.    MAVİYE DOĞRU PARLAK YEŞİL:  Şifa yeteneği var.

13.    MAVİ:  Sarıyla beraber aurada en kolay görülebilen renklerden birisidir. Sakinlik, dinginlik, ciddiyet, gerçekçilik ve bağlılık belirtir. Telepati ve zihin okuma yeteneği açık.

14.    KOYU MAVİ:  Yalnızlık duygusu, Tanrı için yaşam boyu araştırma yapma eğilimi, herhangi birine kendini adarcasına bağımlılık.

15.    DENİZ MAVİSİ:  Dürüstlük, doğruluk. Aradığını bulmuş.

16.    BULANIK MAVİ:  Anlama yeteneği bloke olmuş, melankoli-endişe-telaş içerisinde, kendini baskı altında hissediyor, korku, unutkanlık ve aşırı duyarlılığı var.

17.    MOR:  Bağımsızlık duygusu ve sezgileri güçlü, astral yapabilir.

18.    AÇIK MOR:  Ruhsallık ve alçakgönüllülük.

19.    EFLATUN:  Olaylarla pratik olarak ve ayağı yere basar şekilde başa çıkma yeteneği var.

20.    KIRMIZIYA YAKIN EFLATUN:  Güçlü tutku ve istekleri var. Güçlü erotik fantezileri var.

21.    AÇIK/SOLUK EFLATUN:  Yanlış anlaşılma korkusu, şefkat ihtiyacı ve aşırı katlanma eğilimi.

22.    PEMBE:  Sevgi, şefkat, sağlık, neşe, rahatlık, güçlü bir dostluk, güzellik ve sanat aşkına sahip, sakin, dürüst.

23.    SOLUK/BULANIK PEMBE:  Olgunlaşmamış, sözüne güvenilmez, yeni birisine âşık.

24.    ALTIN RENGİ:  Güçlü ve dinamik spritüel enerjisi var, ilham ve vahiy alabilir.

25.    BULANIK ALTIN RENGİ:  Yüksek ilham almada uyanma sürecinde olduğunu ve arınmasının tamamlanmadığını gösterir.

26.    BEYAZ:  Genellikle, aurada herhangi bir renkten önce ve şeffaf bir tonda görülür. Beyaz, aurada parlak, net ve gerçek bir renk olarak görüldüğünde gerçekçiliği, saflığı, enerjinin temizlenmekte ve arınmakta olduğunu ifade ettiği gibi, yaratıcılığı da belirtir. Eğer mat bir beyazlık görünüyorsa, auranın güçlendirilmesi gerekir.

27.    GRİ:  Uyumlama rengi olup, Tanrı vergisi yeteneklerin açık olduğunu gösterir.

28.    GÜMÜŞİ GRİ:  Sezgisel güçlülük, yaratıcı imgeleme aydınlanma gibi dişil enerjilerin uyanışı.

29.    KOYU GRİ:  Özellikle fiziksel bedene yakın bölgelerdeki koyu gri renk, fiziksel dengesizliklerin işaretidir. Aynı zamanda, bitirilmemiş işleri bitirme isteğini de gösterir.

Aurada gri renklerin çokluğu, gizemli ve “yalnız kurt” denilen bir insanı gösterir.

30.    KAHVERENGİ:  Aurada sıkça görülen bir renktir. Her ne kadar birçok kişi bu rengi, enerji yoksunluğu ya da dengesizliğinin bir ifadesi olarak düşünse de bana göre bu her zaman o anlama gelmez. Çünkü bu renk yerkürenin rengidir. Özellikle

a.      Başın üstünde ve ayakların çevresinde görüldüğünde, bir yere yerleşip, kök salma, işini büyütme ve bunları başarma arzusunu;

b.      Yüzde ya da başın yakınında, olayları ayırt edebilme yoksunluğu ve gereksinimini;

c.      Çakraların çevresindeyse, bu merkezlerin temizlenmesi gerektiğini ifade eder.

         31.    SİYAH:  Aurada çok akıl karıştıran bir renktir.

                   a.      Korunma (Kendini kapatma) rengidir. Kişinin sırları olduğunu ifade eder.

                   b.      Dengesizliği gösterir.

                            (1)     Fiziksel dengesizlikler, fizik bedenin çevresindeki aurada siyah/koyu siyah bölgeler olarak görülür.

                            (2)     Auranın dışsal köşelerindeki siyah, aurik alandaki delikleri simgeler. Bu tür delikler genellikle tacize uğramış çocuklarda, alkol, nikotin ve uyuşturucu bağımlısı insanlarda görülür.

         32.    GÜMÜŞ RENGİ IŞILTILAR: Yaratıcılık ve verimlilik.

         ÇAKRALAR:

Çakra, Sanskritçide tekerlek anlamına gelen bir sözcükten alınmış olup, bu tekerlekler vücutta sürekli olarak dönen enerji merkezleridir. Prana ya da hayat enerjisini emer ve nadiler yardımıyla sinir sistemine, iç salgı bezlerine ve kana dağıtırlar. Yedi tane büyük çakra vardır. Bu çakralar omurgaya paralel olarak yerleşmiştir. Çakralar, ışık tayfındaki bütün renkleri kendi içinde barındırmasına rağmen, her bir çakrada sadece bir baskın renk vardır. Temel çakradan başlayarak, tepe çakrasına kadar olan renklerin sıralaması şöyledir: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, indigo ve mor. Çakralar bölümünde ayrıntılı olarak açıkladığım bu yedi çakrayı burada kısaca gözden geçirelim. (Çakraların şekilleri için Resim Galerisi'ne bak)

1. KÖK/TEMEL ÇAKRA: Kuyruk sokumu kemiğinin sonunda yer alan bu çakra, fiziksel bedenin enerji kaynağıdır ve dünyayla olan bağlantımızı simgeler. Sağlıksız çalışan bir kök çakra bağırsak, bacak, omurga ve sinir sisteminde çeşitli sorunlara yol açar. Rengi kırmızıdır.

2. SAKRAL/CİNSEL ÇAKRA: Erkeklerde penis, kadınlarda klitorisin iki parmak üzerinde bulunur.  Buradan yayılan enerji, temel çakra enerjisinden daha kalitelidir. Cinsel enerjiyi ve zihinsel üretkenliği simgeler. Bedende; böbrekler, idrar torbası, dolaşım sistemi, lenfatik sistem, üreme organları, anne sütü bu çakranın etkisi altındadır. Kan hastalıklarının da, cinsel sorunların çoğunun nedeni de bu çakradaki enerji dengesizlikleridir. Rengi turuncudur.

3. GÜNEŞ SİNİR AĞI/MİDE ÇAKRASI: Bu çakra on ikinci göğüs omuruyla, birinci bel omuru arasında, göbeğin yaklaşık iki parmak altında bulunur. Bu merkez, ruhsal ve fiziksel varlığımızın yaşam merkezi olup, diğer insanlarla ilişkilerimizi, beğenilerimizi, toplumsal kimliğimizi, irademizi ve amaçlarımıza ulaşmaktaki kararlılığımızı simgeler ve yaşamımızı sürdürmek için gerekli olan ısıyı ortaya çıkarır. Güneşin etkisi altındadır. Rengi sarıdır. Bu merkez genel olarak sindirim ve özümsemeyle ilgilenir. Bu çakranın etkisi altında olan organlar şunlardır: Diyafram, mide, onikiparmak bağırsağı, safra kesesi, dalak ve karaciğer. İlgili olduğu iç salgı beziyse, pankreastır. Bu merkezde bir bozukluk olduğu zaman kişide uyuşukluk, içine kapanıklık, iştahsızlık baş gösterir.

4. KALP ÇAKRASI: Bu çakra dördüncü ve beşinci göğüs omurlarının arasında bulunur ve üçüncü çakrayla ilişkilidir. Bu merkez fiziksel seviyede, kalp, dolaşım sistemi, akciğerler ve solunum sistemi, bağışıklık sistemi, kollar ve ellerle ilgilidir. Sevgi, şefkat, fedakârlık, duygusal bütünlük, kendini adayabilme, derin mutluluk gibi özellikleri simgeler, yani; direk duygularla ilgilidir. Timüs bezi bu çakranın etkisindedir ve ürettiği hormon mutluluk hormonudur. Timüs uyarıldığında salgılanan hormonlar, kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır. Timüs bezi büyümeyi düzenler, bağışıklık sistemi hücreleri olan T hücreleri burada üretilir ve lenf sistemini kontrol eder. Rengi yeşildir.

5. BOĞAZ ÇAKRASI: Bu çakra, fiziksel seviyede sinir sistemini, ses tellerini ve kulakları yönetir. İlgili olduğu iç salgı bezi Tiroittir. Boğaz çakrası söylenen kelimelerin yaratıcılık merkezi olup, dürüstlüğü, düşünce ve duyguların doğru, açık olarak anlatılma yeteneğini simgeler. Bu merkezdeki dengesizlikler; astım, baş dönmesi, alerji, anemi, yorgunluk, boğaz ağrısına yol açabildiği gibi, cilt ve solunum sistemi sorunları da yaratabilir. Ruhsal seviyedeyse; bir boşluk hissi ve kendini ifade etme zorluğu yaşanabilir. Beşinci çakra, ikinci çakrayla bağlantılı olup, rengi açık mavidir.

6. ALIN ÇAKRASI: Vücutta alnın ortasında, iki kaşın arasında yer alır. Bu çakraya üçüncü göz çakrası da denir ve birinci çakrayla bağlantısı vardır. Sezgi gücü, altıncı his gibi duyu dışı algılamalarımızı etkileyen bu çakradır. Vücutta duyu organlarını kontrol eder ve beyinle direk bağlantılıdır. Bu çakranın kontrol ettiği iç salgı bezi hipofizdir. Hipofiz, temel salgı bezi olup, endokrin sistemindeki diğer salgı bezlerinin çalışmalarını kontrol eder. Diğer bezlerin uyumlu çalışması için hipofizde bir sorun olmaması gerekir. Yorgunluk, sinirsel hastalıklar, migren ve sinirsel iltihaplar bu çakrada oluşmuş enerji düzensizliklerinden kaynaklanır. Rengi indigodur.

7. TEPE/TAÇ/HÜKÜMDARLIK ÇAKRASI: Vücutta kafanın üstünde en yüksek noktada bulunur. Bu nokta bebeklerde bulunan ve sonradan kapanan bıngıldak dediğimiz bölümdedir. Tepe çakrası yüksek bilincimizle bağlantılıdır. Evrensel enerjiyi aldığımız yer taç çakradır ve bu çakra tamamen açıldığında diğer çakralardaki tüm tıkanıklılar da çözülür. Rengi mordur. Sahip olduğumuz dinsel inançların gücü ve Yaradan'a teslimiyet bu çakrayla ilgilidir ve vücutta epifiz bezini etkiler. Epifiz bezinin işlevi bilim adamlarınca kesin olarak açıklanamamışsa da, vücudun doğal dengesinin korunması konusunda çok önemli olduğu bilinmektedir.

Kök, sakral ve mide çakraları dünyasal çakralar olup, frekansları düşüktür. Boğaz, alın ve tepe çakraları göksel-evrensel-ruhsal çakralardır ve frekansları yüksektir. Kalp çakrasıysa, denge çakrasıdır, yani; dünyasal çakralardan gelen düşük frekansları yükselterek göksel çakralara; göksel çakralardan gelen yüksek frekansları düşürerek dünyasal çakralara iletir. Başka bir deyişle, dünyasal ve göksel çakralar arasındaki denge ve iletişimi sağlar.

İçinde bulunduğumuz ruhsal durumdan dolayı bu çakralar bazen tamamen, bazen de kısmen tıkanmış olabilir. Bu durumda iç salgı bezleri tam kapasiteyle çalışamaz. Aura ve çakralardaki enerji akışında meydana gelen bu engeller, insanın enerji dengesini de bozar ki, bu dengesizlik, fizik bedende hastalıkların oluşmasına neden olur. İşte bu nedenle, çakralarımızın daima aktif halde ve dengede olması gerekmektedir.

Kİ/CHİ ENERJİSİ:

Enerjilerle tedavi yöntemlerini öğrenmek, bireysel zekâ ya da ruhsal gelişim düzeyine bağlı olmayıp; her yaştan ve geçmişten insanın başarabileceği bir olaydır. Diğer bir deyişle, bir din ve inanç sistemi olmayan enerjilerle tedavi yöntemleri; özel bir yetenek gerektirmeyen, son derece güçlü, basit, doğal ve güvenli bir ruhsal iyileşme, iyileştirme ve kişisel gelişim yöntemi olup; herkes tarafından kolaylıkla uygulanabilir. Ancak; bu yöntemleri kullanma yeteneği nadiren kendiliğinden gelişmekte ya da rehber ruhlar tarafından aktive edilmektedir. Günümüzde bu yeteneğin aktivasyonu için genellikle bir mastırın/üstadın inisiyasyonu/uyumlaması gerekmektedir.

Tedavi sırasında sanki içinden geçen ve seni saran olağanüstü bir ısının sıcaklığını hissedersin. Enerjilerle tedavi, kişinin sadece fiziksel bedenini iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda duygularına, zihnine ve ruhuna da etki ederek; rahatlama, barış, güvenlik ve iyi hissetme gibi birçok olumlu duygunun da algılanmasına yardımcı olur. Bu olağanüstü sonuçların birçoğu kayıtlara da geçmiştir.

Modern bilimde kuantum fiziğinin oldukça ileri teorileriyle de desteklendiği gibi, “evrende her şey enerjiden” oluşmaktadır. Bu enerji, aynı madde olmasına rağmen farklı zamanlarda farklı şekiller alır. Dolayısıyla evrende her ortamda ve her durumda sürekli bulunan tek şeyin enerji olduğunu söyleyebiliriz. Bu demektir ki, bizlerde birer enerjiyiz ve sürekli hareket eden bu enerji okyanusunda yaşıyoruz. Bu durum, evrendeki tüm varlıklar arasında mevcut temel ve evrensel bağı oluşturur. Başka bir deyişle, hepimiz aynı okyanusun içinde olduğumuz için, bu gezegende var olan her şeyin; insanların, hayvanların, bitkilerin, minerallerin vs.nin titreşimlerini algılamamız olasıdır. Bu kuvvetin farkına vararak kendimizi bu akımlara bağlayabilir ve böylece evrenle (bütün olanla) uyum sağlayabiliriz.

Çin’de bu hayat enerjisine “chi” adı verilir. Çinlilere göre canlı ya da cansız her şey, bu evrensel enerjiyi içerir ve “Yin” ve “Yang” adındaki iki zıt güçten oluşur. Kabala’daysa aynı enerji “Astral Işık” olarak adlandırılmıştır. Japonca’daki adıysa “ki” olup, aynı zamanda “Kozmik Enerji”de denmektedir.

Enerjilerle tedavi yöntemlerini anlayabilmek için önce “Ki” enerjisinin ne olduğunu anlamak gerekir. Odik kuvvet, orgon ya da bioplazma anlamlarını da taşıyan Ki; Çincedeki “Chi” ya da Sanskritçedeki “Prana” ile aynı anlama gelmektedir. Ki'ye farklı kültürlerde bunların dışında değişik birçok anlam da yüklenmiştir.

Aynı zamanda yaşamsal ya da evrensel hayat enerjisi olarak ta tanımlanan Ki, tüm canlılara hayat veren, fiziksel olmayan bir enerjidir. Bir şey canlı olduğu sürece, onun etrafını ve içini saran bu enerjiyle birliktedir. Ölümle birlikte bu enerji de bedenden ayrılır. Eğer hayat enerjin zayıfsa, ya da akışında engellemeler varsa, hastalıklara daha duyarlı hale gelirsin. Enerji yüksek ve rahatlıkla akabiliyorsa, hastalanma olasılığın da azalmaktadır. Bu enerji sadece fiziksel bedene değil, aynı zamanda duygusal ve ruhsal yaşama da etki etmektedir.

Ki; vücutta, meridyen olarak adlandırılan ince kanallardan akar. Bu kanallar, enerjinin iletkenleri gibi görev yaparlar. On dört temel ve bu temel kanallara bağlı, çatallaşıp, ayrılmış binlerce ikincil kanal vardır. Geleneksel Çin Tıbbı’nda ayrıntılarıyla açıklanmış olan bu binlerce kanal ve akupunktur noktaları asla seni korkutup, yıldırmasın. Çünkü Ki’yi anlayıp, ondan gerektiğince yararlanmak için, temel meridyenleri ve işlevlerini bilmen yeterlidir. Ancak, vücuttaki meridyen haritası ve kullanımını üçüncü aşamayla birlikte öğreteceğim.

Genel olarak yaşam enerjilerinin belli özellikleri vardır ve öncelikle kendi sinerjetik etkileşimlerinde gözlenebilirler. Ayrıca bu özelliklere, belirli elektromanyetik alanlarla karşılıklı olarak ortaya çıkmaları ve organik sistemleri bağımsız olarak harekete geçirerek, birlik ve üreme için çalışmalarını sağlayan çeşitli yollarda dâhildir.

Ki, bedenimizde birbiri üzerine inşa edilmiş değişik nitelik formlarında dolaşır. Bu nitelik formları şunlardır:

1.     Keki: Kanın Ki’si olup, birinci çakrayla bağlantılıdır.

2.     Shioke: Tuzun/minerallerin Ki’si olup, birinci çakrayla bağlantılıdır.

3.      Mizuke: Suyun/sıvıların Ki’si olup, ikinci çakrayla bağlantılıdır.

4.      Kuki: Gazların/havanın Ki’si olup, üçüncü çakrayla bağlantılıdır.

5.      Denki: Fırtınanın Ki’si olup, dördüncü çakrayla bağlantılıdır.

6.      Jiki: Manyetik güç/birleştirici güç Ki’si olup, beşinci çakrayla bağlantılıdır.

7.      Reiki: Manevi güç/ruhsal güç Ki’si olup, altıncı çakrayla bağlantılıdır.

8.      Shinki: Kutsal Ki olup, yedinci çakrayla bağlantılıdır.

Kyo Dake Wa (kyo dake va)

Okolu-na (ikaru-na)

Shinpai suna (şinpayi suna)

Kansha shite (kanşa şite)

Go wo hage me (go vo hage me)

Hito ni shinsetsu ni (hito ni şinsetsu ni)

Bugün için

Sinirlenme

Endişelenme

Şükret

Çok çalış

Başkalarına iyi davran.

Reiki sistemi, yukarıdaki beş prensibin yanı sıra üç temel taşa dayanır. Bunlar;

1.      Gassho Meiso

2.      Reiji-Ho

3.      Chiryo’dur.

Gassho Meiso

Kelime anlamı olarak “İki Elin Bir Araya Gelmesi” demek olan, Gassho Meiso, ellerin göğüs önünde, kalp seviyesinden biraz daha yukarıda, dua ediyormuş gibi tutulmasıdır. Gassho Meditasyonu olarak da bilinen bu uygulama, tek başına ya da gurup olarak, uykuya geçmeden ya/ya da uyandıktan sonra 20-30 dakika süreyle uygulanır. Katılanların sinerjisinden kaynaklanan enerjinin büyüklüğü, gurup meditasyonunu, olağanüstü bir deneyime dönüştürmektedir.

Gassho meditasyonu her yaşta bireyin uygulayabileceği kadar basittir. Üç günlük bir uygulamadan sonra, Gassho meditasyonunun senin için uygun olup olmadığına karar verebilirsin. Ondan sonrada, en az üç ay boyunca, eğer mümkünse her gün bu uygulamayı yapmalısın.

Bununla beraber, eğer bir iki günlük bir uygulama sonrası bir yorgunluk ya da benzeri bir rahatsızlık hissetmeye baslarsan, aynı ilacın her hastaya uygun olamayacağı gibi, bu meditasyon da senin için uygun değil demektir. Birkaç hafta sonra tekrar deneyebilirsin.

Gassho uygulamasını şu şekilde yap:

1.      Gözlerini kapat ve ellerin göğsünün önünde, avuç içleri bir birine değecek şekilde, bir sandalyeye ya da yere bağdaş ya da yarı bağdaş kuracak şekilde otur ve belini dik bir şekilde mümkün olduğu kadar bükmeden tut.

2.      Eğer oturma pozisyonunu değiştirmen gerekirse, bunu yavaşça ve yaptığın işlemin farkında olarak yap. Omuriliğinin dik ve başının da herhangi bir tarafa düşmeden dik konumda olduğu, dizlerinin üzerinde oturur pozisyonda meditasyon yapmak en uygun olanıdır.

3.      Bu pozisyonu, başının, içi helyum dolu olan bir balona bağlı şekilde nazikçe tutulduğunu hayal ederek gözünde canlandırabilirsin. Eğer bel problemlerin var ya da bu tür oturmaya alışık değilsen, arkası olan bir sandalyeye arkana bir iki minder alarak ya da sırtını duvara dayayarak oturabilirsin.

4.      Ellerini burnunun altında öyle bir mesafede tut ki, nefes verdiğinde ağzından çıkan soluk parmak uçlarını okşasın.

5.      Tüm dikkatini orta parmaklarının birbirine değdiği noktaya ver, her şeyi unutmaya çalış ve burnundan nefes alıp, ağzından ver.

6.      Nefesi burnundan alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak. Dilin bu şekildeki hareketleri enerjinin, beden ve akıldaki dolaşımını tamamlayacaktır.

6.      Eğer meditasyon sırasında günlük sorunların zihnini bulandırırsa, bu düşünceleri kovalamaya çalışma. Onlara bak, tanımla sonra da dikkatini tekrar orta parmaklarının birbirine değdiği noktaya geri topla.

7.      Eğer 20 dakika boyunca ellerini göğüs hizasında tutmak senin için çok yorucu oluyorsa, ellerini ayırmadan, onları kucağına koyup senin için rahat bir pozisyonda meditasyona devam edebilirsin.

8.      Meditasyon sırasında, ellerinin ya da belkemiğinin ısınması gibi enerji fenomenleri gerçekleşebilir. Bunun farkına var ama bundan fazlaca etkilenme. Yoğunlaşman, her zaman orta parmaklarının üzerinde olsun.

Meditatif açıdan, eller birleştirildiğinde güneş, ay ve bütün elementler bir araya gelirler. Meditasyon anında dikkatini orta parmaklarına yoğunlaştırarak ateş kavramını vurgulamış olursun. Başka bir deyişle, bilinçsiz elementleri yakma bilinci kazanırsın.

Aşağıdaki çizelgede ezoterik Budizm’de Ay’la bağlantılı olduğu kabul edilen sol elin ve güneşle bağlantılı olduğu kabul edilen sağ elin parmaklarının temsil ettiği elementler ve ifade ettikleri nitelikler verilmiştir:

PARMAKLAR

TEMSİL ETTİKLERİ ELEMENTLER

İFADE ETTİKLERİ NİTELİKLER

BAŞPARMAKLAR

BOŞLUK

ANLAYIŞ

İŞARET PARMAKLARI

HAVA

EYLEM

ORTA PARMAKLAR

ATEŞ

BENİMSEME

YÜZÜK PARMAKLARI

SU

ALGILAMA

KÜÇÜK PARMAKLAR

TOPRAK

ŞEKİL

Reiji-Ho

Reiji, “Reiki gücünün göstergesi”, Ho’ysa, “Yöntemler” anlamına gelmektedir.

1.      Gassho duruşuyla ellerini göğsünün önünde birleştirip, gözlerini kapayarak Reiki gücüyle bağlantı kur. Bu son derece basittir. Yapman gereken tek şey, Reiki gücünün içinden akmasını istemektir. Bu isteğini şu cümleyle belirt:

        “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum”.

         Bir iki saniye içerisinde bunun nasıl gerçekleştiğini göreceksin. Reiki enerjisinin ya taç çakrandan girdiğini, ya da önce kalbinde veya ellerinde olduğunu hissedeceksin. Bu algılamanın vücudunun neresinde ilk önce belireceği önemli değildir.

2.      Hastanın aurasını düzelt. Bunu, şu şekilde yap:

         a.      Hastanın sağ tarafında, yüzün ona dönük şekilde dur.

         b.      Her iki elini hastanın tepe çakrasının 3-4cm. kadar üstünde, avuçların ve parmakların gergin ve baş parmaklar birbirine değecek şekilde yan yana tut.

         c.      Ellerini birbirinden ayırmadan, hastanın alın, yüz ve bedeninin 3-4cm. kadar üzerinden aşağıya, ayaklarına doğru götür ve her iki avuç içini yere değdirdikten sonra, ellerini yumruk yap. Bu sefer ayaktan tepe çakraya doğru yumruk yapılmış ellerini birbirinden ayırmadan yukarı doğru çık.

                  d.      Hastanın araka tarafına geç, yüzün ona dönük şekilde dur ve ellerini yukarıda b fıkrasında anlatılan pozisyona getir.

         e.      Yukarıda c fıkrasında anlatılanları hastanın sağ tarafına uygula.

         f.       Hastanın sol tarafına geç, yüzün ona dönük şekilde dur ve ellerini yukarıda b fıkrasında anlatılan pozisyona getir.

         g.      Yukarıda c fıkrasında anlatılanları hastanın arka tarafına uygula.

         h.      Hastanın ön tarafına geç, yüzün ona dönük şekilde dur ve ellerini yukarıda b fıkrasında anlatılan pozisyona getir.

         i.       Yukarıda c fıkrasında anlatılanları hastanın sol tarafına uygula.

3.  Tekrar Gassho durumu al ve üç kez “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum” de.

4.  Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

5.  Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. “Kalbimi, ruhumu, benliğimi ve bedenimi Yüce Yaratıcıya,  Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” diyerek kendini aç ve aşağıda açıklandığı gibi hastanın çakralarını dengele/eşitle.

6.       Sol elini hastanın birinci çakrasının, sağ elini altıncı çakrasının 3-4cm. kadar üzerine koy. Reiki enerjisinin ve ışığının birinci çakrasından girip, yukarı doğru yükselerek, taç çakrasına gelip durduğunu, bu arada hastanın tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset. Bir süre bekle ve bu sefer tersine Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakradan girip, birinci çakraya doğru giderken tüm çakralardan çıktığını düşün.

7.       Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

8.       Sol elini hastanın ikinci çakrasının, sağ elini beşinci çakrasının 3-4cm. kadar üzerine koy. Reiki enerjisinin ve ışığının ikinci çakrasından girip, yukarı doğru yükselerek, taç çakrasına gelip durduğunu, bu arada hastanın tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset. Bir süre bekle ve bu sefer tersine Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakradan girip, ikinci çakraya doğru giderken tüm çakralardan çıktığını düşün.

9.       Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

10.    Sol elini hastanın üçüncü çakrasının, sağ elini dördüncü çakrasının 3-4cm. kadar üzerine koy. Reiki enerjisinin ve ışığının üçüncü çakrasından girip, yukarı doğru yükselerek, taç çakrasına gelip durduğunu, bu arada hastanın tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset. Bir süre bekle ve bu sefer tersine Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakradan girip, üçüncü çakraya doğru giderken tüm çakralardan çıktığını düşün.

11.    Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

12.    Tekrar Gassho durumu al ve üç kez “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum” de.

13.    Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

14.    Bir hasta için neyin iyi ya da kötü olduğunu sen bilemezsin. Bu nedenle, iyileşme ve sağlık terimlerini Reiki gücünün ellerine bırakıp, O’nun bu işlem için bir araç olmasını sağla. Bu nedenle tekrar Gassho durumu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştirerek “Kalbimi, ruhumu, benliğimi ve bedenimi Yüce Yaratıcıya,  Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye açıyor ve bütünün hayrına olmak üzere Filan oğlu/kızı Filanın şu rahatsızlığının iyileşmesi için Reiki’ye kanal oluyorum” diyerek kendini yeniden aç.

15.    Gassho pozisyonundaki ellerini üçüncü göz (alın çakrası) hizasına getir ve Reiki gücünün, enerji ihtiyacı olan bölgeye yönelebilmesi için ellerinden, rehber olmalarını dile. Ellerin ne olduğunu bilmektedir, onlara güven. Bunun için şöyle söyleyebilirsin:

         “Yüce Yaratıcıdan, evrenin pozitif güçlerinden ve Reiki’den gelecek sağlık, şifa ve pozitifliğin Filan oğlu/kızı filanın, fizik ve enerji bedeninin ihtiyaç duyduğu bölgelere akması için, lütfen ellerim bana rehberlik etsinler.”

16.    Ne olduğunu anlamak için bekleme. Büyük bir hızla bedenin ihtiyaç duyduğu bölgeye yönlendirileceksin. Bu, farklı şekillerde gerçekleşebilir:

       a.      Görsel olarak yönlendiriliyorsan, şifa verdiğin hastanın şifaya ihtiyacı olan organının adeta önüne atladığını içsel bedeninle hissedersin.

       b.     İşitsel olarak yönlendiriliyorsan, şifa uygulayacağın bölgenin ismini duyarsın.

       c.      Duygusal olarak yönlendiriliyorsan, ellerini nereye koyacağını telepatik olarak algılarsın.

        d.      Reiki rehber ruhları, hastanın şifaya ihtiyaç duyduğu vücut bölgelerini senin vücudunda hissettirebilir.

17.    Eğer hiçbir mesaj alamazsan, yukarıda açıklandığı gibi hastanın aurasını yeniden düzelt.

18.    Yine hiçbir mesaj almazsan, Japonca da hastalıklı (byo) çizgi (sen) anlamına gelen byosen tarama yöntemini uygula:

         a.      En çok hangi elini kullanıyorsan o elini hastanın taç çakrasının 3-4cm. kadar üstünde tutarak, o elinin hastayla uyumlandığını düşün.

         b.      Elin yine de hastalıklı bölgelere yönlenmiyorsa, her iki elini yukarıda, aura düzeltmede açıklandığı gibi, hastanın tepe çakrasının 3-4cm. kadar üzerinde yan yana getirip, önce ön sonra arka tarafından tüm bedenini aşağıya doğru tara.

         c.      Ellerinde ya da kollarında hafif bir gıdıklanma, karıncalanma hissedeceksin. Bu his; ısı, çekim, basınç ya da sadece öylesine bir duygu şeklinde olabileceği gibi, hastalıklı bölgenin o bedene verdiği ağrı ya da acı şeklinde de olabilir. Böyle bir algılamada elini hemen o bölgeden çekme ve algıladığın duygu geçinceye kadar bekle. Bu noktadan sonra ellerin, şifaya ihtiyacı olan noktalara kendiliğinden yönelecektir.

19.    Reiji-Ho törenini her seferinde sanki ilk kez yapıyormuşçasına, tüm kalbinle gerçekleştir. Buradaki en önemli bileşenler, SEVGİ ve DİKKAT’tir. Bu iki özellik sana ve hastana iyi olma ve iyileşme yolunu gösterecektir.

Chiryo

 “Tedavi” anlamına gelen Chiryo’nun bazı yöntemleri şunlardır:

1.      Uzaktan şifa tekniği. (Enkaku Chiryo/Sashin Chiryo)

2.      Kötü alışkanlıklar için şifa tekniği. (Seiheki Chiryo)

3.      Nefesle şifa verilmesi. (Koki-Ho)

4.      Gözlerle şifa verilmesi. (Gyoshi-Ho)

5.      Göbekten şifa tekniği. (Hesso Chiryo)

6.      Negatif enerjinin arındırılması. (Jacki-Kiri-Joka-Ho)

7.      Ateş düşürme tekniği. (Genetsu-Ho)

8.      Hastalığın kaynağına şifa verilmesi. (Byogen Chiryo)

9.      Yarım bedene şifa uygulaması. (Hanshin Chiryo)

10.    Kanın değiştirilmesi. (Hanshin Koketsu-Ho)

11.    Tanden şifa uygulaması. (Tanden Chiryo)

12.    Toksinlerden arınma tekniği. (Gedoku-Ho)

Bu yöntemleri daha ileri Reiki aşamalarında öğreteceğim.

Gassho Duruşuyla Nefes Alma Tekniği

Bu nefes alma alıştırmasının amacı, düşünceye yoğunlaşmaktır. Bu yolla kendini her zaman daha iyi hissedeceksin. Algılama ve bilme yeteneğin açılacak, ellerin daha hassaslaşacak dolayısıyla enerjiyi daha iyi ve daha çok algılayacaksın.

1.      Gözlerin kapalı ya da yarı kapalı, oturur durumda ya da ayakta durarak, rahatla, doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.  Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” dedikten sonra, ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından karnına doğru aktığını düşün.

3.  Nefesini verirken de Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün ve ellerini yavaşça aşağıya doğru indir. Göğüs hizasına, kalbin tam üzerine geldiğinde Gassho durumu al.

4.  Gassho pozisyonundayken derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından girip, karnına doğru aktığını hayal ve hisset. Nefesini ver. Verirken de, Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün.

5.  Bu çalışmaya 15dk. devam et.

6.  Tekrar Gassho durumu al ve üç kez “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum”  diyerek bitir.

7.  Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

Reiki Yağmuru ve Reiki Enerjisini Soluma Tekniği

1.      Gözlerin kapalı ya da yarı kapalı, oturur durumda ya da ayakta durarak, rahatla, doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.  Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” dedikten sonra ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, (Burada Reiki-2 seviyesindekiler üç kez birinci sembolü; Reiki-3 seviyesindekiler üç kez dördüncü sembolü seslendireceklerdir), kainattan ışık ve vibrasyon yağmurunun geldiğini hayal ve hisset.

3.  Parmakların bedenine dönük olarak ellerini serbestçe aşağıya indirip, dizlerinin üzerine koy. Bu sırada parmakların yukarı dönük ve birbirine yakın olmalıdır. Aynı anda karın bölgene yoğunlaşıp nefes almanı dinle ve Reiki enerjisinin taç çakrandan girip karnına kadar geldiğini ve bedeninin tüm hücrelerine yayıldığını, gerekli iyileştirmenin yapıldığını, diğer bir değişle Reiki vibrasyonunu hisset.

4.  Tekrar Gassho durumu al ve üç kez “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum”  diyerek bitir.

5.  Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

Şimdi kendine ve başkalarına Reiki iyileştirmesi yapmaya hazırsın. Bu alıştırmayı her zaman, her yerde, özellikle negatif bir şey hissettiğinde, kızdığında, üzgün olduğunda ve korktuğunda mutlaka yap.

Sıra, her sabah ve akşam yapman gereken Reiki Meditasyonuna geldi:

1.      Gözlerin kapalı ya da yarı kapalı, oturur durumda ya da ayakta durarak, rahatla, doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.  Gassho durumu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştirip, “Kalbimi, ruhumu, benliğimi ve bedenimi Yüce Yaratıcıya,  Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” dedikten sonra,

     a.  Reiki-1 seviyesindekiler Reiki duşu aldıklarını düşünerek,

     b. Reiki-2 seviyesindekiler üç kez birinci sembolün ismini tekrarlayarak,

     c.  Reiki-3 seviyesindekiler üç kez dördüncü sembolün ismini tekrarlayarak, ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, evrenden ışık ve vibrasyon yağmurunun geldiğini hayal ve hisset.

3.  Tekrar Gassho durumu al ve huzurlu bir şekilde nefes alıp, verirken evrenden gelen ışık ve enerjiyle dolduğunu hisset.

4.  Sol elini biraz yukarı kaldır, sağ elini, avuç için yukarı bakar durumda ve hafif kıvrılmış olarak dizinin üstüne koy. Bu konumdayken, evren enerjisinin yukarıdaki elinden aşağıdaki eline doğru aktığını düşün. Eğer herhangi bir yerinde bir problem varsa, sağ elini o bölgeye koy.

5.  Sol elini yavaşça indirip, avuç için yukarı bakar durumda ve hafif kıvrılmış olarak sol dizinin üstüne koy. Bu durumdayken, evrensel sevgi enerjisini hisset ve bir süre bu hissi yaşa.

6.  Sağ elini kalp çakrası üzerine ya da sol elini alın çakrası, sağ elini başının arkasına koyarak, pozitif ve temiz, niyet ve dilekte bulun. Bu işleme Nentatsu-ho denir ve Reiki enerjisiyle arzuların gönderilmesi için kullanılır. Eğer bir başka kişiye iyi niyetli ve pozitif arzularını göndermek istiyorsan, meditasyonun bu bölümünde sol elini alnına, sağ elini başının arkasına koy ve “Ben Yüce Evrenle, Yüce Yaşam Kaynağı, Yüce gerçekle birlikteyim” dedikten sonra, sol elini, başınla temasını kesmeden kaydırarak, başının arka tarafına götür ve sağ elinin üzerine koy. İletmek istediğin arzularını, pozitif enerjine yükleyerek iletmek istediğin kişiye bir kaç dakika gönder.

7.  Tekrar Gassho durumu al ve üç kez “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum”  diyerek bitir.

8.  Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

Reiki-1 Eğitim Seviyesinde 21 gün süreyle kesintisiz ve her gün mutlaka ve aynı saatte (04:30-09:00 arası en uygun saatlerdir) uygulanması gereken 15 dakikalık çakra dengelemesi ve 45 dakikalık kendine fiziksel uygulama teknikleri aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

Çakra Dengelemesi

1.      Gözlerin kapalı ya da yarı kapalı, oturur durumda ya da ayakta durarak, rahatla, doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve  alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.      Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” dedikten sonra, ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından karnına doğru aktığını düşün.

3.      Nefesini verirken de Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün ve ellerini yavaşça aşağıya doğru indir. Göğüs hizasına, kalbin tam üzerine geldiğinde Gassho durumu al.

4.      Gassho pozisyonundayken derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından girip, karnına doğru aktığını hayal ve hisset. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün.

          5.      Sol elini kök çakranın, sağ elini alın çakranın üzerine koyarak derin nefes al. Reiki enerjisinin ve ışığının kök çakrandan girip, yukarı doğru yükselerek, taç çakrana gelip durduğunu, bu arada tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu düşün. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset.

6.      Derin bir nefes al ve Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakrandan girip, kök çakrana doğru giderken tüm çakralarından çıktığını düşün.

7.       Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

8.       Ellerini bedeninden ayırmadan kaydırarak, sol elini sakral çakranın, sağ elini boğaz çakranın üzerine getir, derin nefes al. Reiki enerjisinin ve ışığının sakral çakrandan girip yukarı doğru yükselerek, taç çakrana gelip durduğunu, bu arada tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu düşün. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset.

9.       Derin bir nefes al ve Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakrandan girip, sakral çakrana doğru giderken tüm çakralarından çıktığını düşün.

10.    Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

11.    Ellerini bedeninden ayırmadan kaydırarak, sol elini mide çakranın, sağ elini kalp çakranın üzerine getir, derin nefes al, Reiki enerjisinin ve ışığının mide çakrandan girip, yukarı doğru yükselerek, taç çakrana gelip durduğunu, bu arada tüm bedeninin enerjiyle dolduğunu düşün. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin ve ışığının her yönde yayılarak bedeninden çıktığını hayal ve hisset.

12.    Derin bir nefes al ve Reiki enerjisinin ve ışığının taç çakrandan girip, mide çakrana doğru giderken tüm çakralarından çıktığını düşün.

13.    Bu çalışmayı en az beş dakika devam ettir.

14.    Tekrar Gassho durumu al ve üç kere “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum” diyerek bitir.

15.    Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

Çakraların dengelenip, eşitlendikten sonra, Reiki’nin yüksek vibrasyonunun içine dolduğunu ve bedenini sardığını göreceksin. Bunun anlamı, düşük vibrasyonlu negatif enerjilerin sana yaklaşamayacağıdır. Artık korunuyorsun ve bu çok önemli bir faktördür.

Reiki Uygulaması

1.      Gözlerin kapalı ya da yarı kapalı, oturur durumda ya da ayakta durarak, rahatla, doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.      Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” dedikten sonra, ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından karnına doğru aktığını düşün.

3.      Nefesini verirken de Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün ve ellerini yavaşça aşağıya doğru indir. Göğüs hizasına, kalbin tam üzerine geldiğinde Gassho durumu al.

4.      Gassho pozisyonundayken derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından girip, karnına doğru aktığını hayal ve hisset. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün.

5.       Parmakların bitişik, ellerin ve parmakların gergin vaziyette sağ elini alnına, sol elini alnının tam arkasına koy. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Göz sorunları, baş ağrıları, burun kanaması, saman nezlesi, felç, hazımsızlık, korku, şok ve endişenin giderilmesine iyi gelen bu uygulama, kişiyi sakinleştirip, düşüncelerini düzenlediği gibi; baş, göz ve mesane ağrılarını giderir, kasıklardaki kasılmalara, şişkinlik ve hazımsızlığa, multible sklerosis (MS) ve strese de iyi gelir, duygusal çöküntüyü tedavi eder.

6.       Ellerini, bedeninle teması kesmeden başının iki yanına, kulaklarını ve şakaklarını kapatacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu uygulama; şakaklar ve göz sinirlerine iyi geldiği gibi; stresi azaltır, sezgi ve bilgelik merkezi sağ beyin lobuyla, rasyonel akıl merkezi sol beyin lobunu dengeler; kulak ağrısı, uğuldama ve çınlaması, soğuk algınlığı ve griple birlikte; kalp, karaciğer, bağırsaklar, böbrekler, akciğerler, mide ve safra kesesi gibi pek çok organla hormonal düzensizlikler, konsantrasyon bozukluğu ve ruhsal hastalıklar da tedavi olur.

7.       Ellerini, bedeninle teması kesmeden yüzünün önüne, çene, ağız, burun, göz sinüslerini kapatacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu uygulama; katarakt, glokom, burun ve alın boşluğundaki rahatsızlıklar, nezle, bronşit, astım, sinüzit ve beyin sinirlerindeki hastalık ve bozukluklara iyi geldiği gibi, hipofiz ve epifiz bezlerini dengeler, stresi giderir.

8.       Ellerini, bedeninle teması kesmeden sağ elin boğazını, sol elin enseni kapatacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Tiroit ve timüs bezlerini dengeleyen bu uygulama, fazla ya da eksik kilo sorununu giderir; çarpıntı, yüksek ya da düşük tansiyon, anjin, grip, öfke, hayal kırıklığı, iletişimsizlik gibi sorunları tedavi eder.

9.       Ellerini, bedeninle teması kesmeden omuzlarını kavrayacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu uygulamayla; astım, alerji, omuz ve tüm iskelet sistemindeki kireçlenme, ağrı, kemik erimesi gibi rahatsızlıklar tedavi olur.

10.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden sağ elin 4 ve 5nci çakraların arasına, sol elin 4ncü çakra üzerine gelecek şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, karaciğer, safra kesesi, midenin üst bölümü, pankreas, dalak, anemi, lösemi, bağışıklık sistemi, enfeksiyonlar, aids, kanser, sarılık, hipoglikomi, diyabet, toksin atımı, yas, kızgınlık, depresyon, bastırılmış kronik şikâyetler ve denge bozukluklarını tedavi ettiği gibi; tiroit ve timüs bezlerini dengeler, fazla ya da eksik kilo sorununu giderir; çarpıntı, yüksek ya da düşük tansiyon, anjin, grip, öfke, hayal kırıklığı, iletişimsizlik gibi sorunlara da iyi gelir.

11.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden böbreklerini ve belini kavrayacak şekilde vücudunun gerisine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, kalp, akciğerler, böbrek üstü bezleri ve böbrekler, sırt ağrıları, şok, alerjiler, saman nezlesi, stres, toksinlerin atılması gibi sorunlara iyi gelir.

12.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden kalçalarının üzerine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, siyatik, lenf ve sinir iltihaplanması, sırt, leğen kemiği ve üst bacaktaki ağrılar, menopoz şikâyetleri, prostat, cinsel organ şikâyetleri ve hemoroite iyi gelir.

13.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden sağ elin 3ncü, sol elin 2nci çakra üzerine gelecek şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, safra kesesi, mide, pankreas, dalak, kalın bağırsak, ince bağırsak, anemi, lösemi, bağışıklık sistemi, enfeksiyonlar, AİDS, kanser, diyabet, grip ve tedavi ettiği gibi; depresyon, şok, bastırılmış duygular ve denge bozukluklarını da iyi gelir.

14.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden kasıklarının üzerine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, yumurtalıklar, rahim, mesane ve idrar yolları rahatsızlıklarını ve buralarda oluşacak tümörleri yok ettiği gibi; bağırsaklar, dolaşım ve sindirim sistemleri, kasılmalar, menopoz şikâyetleri, prostat, cinsel organ şikâyetleri, hemoroit, sırt ağrıları ve göğüs tümörlerini de tedavi eder.

15.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden üst baldırlarının üzerine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, varis, kan dolaşımı bozuklukları, safra kesesi ve bacak ağrılarına iyi gelir.

16.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden dizlerinin üzerine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, menüsküs ve romatizmaya iyi gelir.

17.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden alt baldırlarının üzerine kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, varis, kan dolaşımı bozuklukları, menüsküs ve bacak ağrılarına iyi gelir.

18.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden sağ elin sağ ayak bileğini, sol elin sağ ayak tabanını kavrayacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, boyun, boğaz, tiroit ve lenf sistemiyle ilgili rahatsızlıklarla;  siyatik, sırt, bel, ayak, bacak ağrılarına iyi gelir.

19.    Ellerini, bedeninle teması kesmeden sol elin sol ayak bileğini, sağ elin sol ayak tabanını kavrayacak şekilde kaydır. Üç dakika süreyle bu noktalardan bedenine Reiki enerjisinin aktığını düşün. Bu bölgeden vücuda verilecek Reiki enerjisi, boyun, boğaz, tiroit ve lenf sistemiyle ilgili rahatsızlıklarla;  siyatik, sırt, bel, ayak, bacak ağrılarına iyi gelir.

20.    Tekrar Gassho durumu al ve üç kere “Yüce Yaratıcıya, Evrenin Pozitif Güçlerine ve Reiki’ye Teşekkür Ediyorum” diyerek bitir.

21.    Ellerini yere doğru iyice salla ve sallarken yerde bir kova ya da leğen içerisinde mor renkli su olduğunu düşün.

ÖZET

Reiki, kullanılması son derece kolay bir iyileştirme tekniğidir. Reiki inisiasyonunu aldıktan sonra tek yapılması gereken, Reiki'nin akmasını arzu etmektir. Bu, en basit şekliyle iyileştirmenin başında “Reiki” denerek yapılabilirse de, “Kalbimi, ruhumu, enerjimi, benliğimi ve bedenimi, Yüce Yaratıcıya, evrenin pozitif güçlerine ve Reiki’ye açıyorum” denmesi, akışı hızlandıracaktır. Reiki daima akmaya hazırdır ve sen bunu ne zaman istersen gerçekleşir. Ellerini, iyileşmesini istediğin kişinin üzerine niyet ederek yerleştirdiğinde Reiki akmaya başlayacaktır. Reiki‘yi kullanmak için özel bir ruh haline, meditasyona ya da konsantrasyona ihtiyaç yoktur. O‘nu düşünerek ya da hakkında konuşarak, enerji akışını başlatabilirsin.

Reiki iyileştirmesi verirken ya da çakra dengelerken parmakların bitişik, avuçların gergin olmalıdır. Bu, enerjiyi yoğunlaştıracak ve daha güçlü bir akış sağlayacaktır. Avucunda hissedeceğin sıcaklık, karıncalanma, titreme ya da enerji akışı gibi hislere karşı duyarlı ol. Reiki‘yi vücudunun farklı bölgelerinden akarken de hissedebilirsin.

Reiki’yle ilgilendikçe zihnin Reiki bilincinin farkına varacaktır. Bunu rahatlama, neşe, sevgi, iyi hissetme, güvenlik, yükselme, limitsiz potansiyel, özgürlük, yaratıcılık, güzellik, denge, uyum ve diğer pozitif durumların ortaya çıkışı olarak algılayabilirsin. Bunların senin duyguların olmasına izin ver. Eğer negatif düşünceler zihninde canlanmaya baslarsa, onları nazikçe ve sevgiyle uğurlayıp, dikkatini Reiki bilincine yönlendir. Böylelikle, sadece Reiki’nin daha güçlü akmasını sağlamaz, aynı zamanda kendinde de daha derin bir iyileşme hissedersin.

Reiki bilincine yönelik meditasyonla, Reiki Rehberlerinin (bunlar, bedenli canlılar olabileceği gibi, evrenden sana özel görevlendirilmiş, bedensiz, astral rehberler de olabilir) seninle daha yakından çalışmasına olanak tanıyan bir zihin durumuna girersin. Bu şekilde Onlar, seninle Reiki arasında hem daha iyi bir kanal olacaklar, hem de hastaya daha güçlü bir enerji yollayacaklardır.

Reiki’nin etkisini arttırmanın en önemli yolu, O’nun sevgi, şefkat ve nezaketle birlikte verilmesidir. Bu; hastalarda duygusal bir güvenlik yaratıp, onları Reiki enerjisini daha kuvvetli kabul etme yolunda cesaretlendirecektir.

Reiki’nin ilgi çekici bir etkisi de, kimi zaman ayak tabanlarından da akmasıdır. Böyle bir şey hissettiğinde, buradan gelen enerjiyi de kullanabilirsin. Hastaya yakın durursan, ayak tabanlarından akan enerji, ya hastanın vücuduna girmeden önce O’nun aurasını düzeltecektir, ya da bacaklarından yukarı doğru çıkarak, ellerinden akan enerjiye eklenecektir.

Genellikle sorulan sorulardan bir tanesi de, Reiki’nin ne kadar süreyle verilmesi gerektiğidir. Reiki, Tanrı tarafından yönlendirildiğinden, asla zarar vermez. Sen de, asla çok az ya da çok fazla Reiki veremezsin. Eğer ortam, bir iki dakikalık Reiki uygulamasına izin veriyorsa, o kadar uygula. Reiki daima yardımcı olacaktır. Kısacık bir iyileştirmenin bile ne kadar faydalı olacağını sen bilemezsin. Çok özel sonuçlar garanti edilmemekle birlikte, birkaç dakika ya da daha kısa süreli tedavilerde baş ve diş ağrısı, arı sokması, kanamanın durdurulması ve hatta kırık kemiklerin onarılması gibi birçok faydalı sonuç almak mümkündür. Öte yandan, birkaç saat ya da daha uzun süreli tedaviler sadece Reiki’nin değerini arttıracaktır. Bu uzun tedavilerle hastayı aşırı enerjiyle yükleme, ya da zarar verme gibi sonuçlarla karşılaşmak olası değildir.

Reiki sadece ellerini koyduğun yeri iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda vücudun tedaviye gereksinim duyan diğer bölgelerine doğru da hareket eder.

Örneğin; ellerini hastanın başına koyduğunda, Reiki, sadece bu bölgeyi tedavi etmeyecek, ayni zamanda eğer gerekiyorsa, mideye, ayaklara ya da sırta doğru akabilecektir. Belli semptomların tedavisinde sezgiler son derece önemli rol oynamaktadır. İlk önce ellerini ilgili bölgeye yerleştir. Eğer Reiki akışı hissediyorsan, orada kal. Fakat Reiki akışı iyi değilse, hastana ne hissettiğini sor. Her ikinizde Reiki’nin ilgili bölgeyi iyileştirdiğine dair bir şey hissetmiyorsanız, sezgilerine bu durumu tedavi edebilecek en iyi yerin neresi olduğunu sor ve onların seni yönlendirdiği yere doğru ellerini hareket ettir. Reiki akışı daha kuvvetli olmaya başlar ve hasta da semptomlarında bir azalma olduğunu ifade ederse, doğru rehberlik almışsın demektir.

Genellikle mevcut durumu tedavi etmek için en iyi yer, semptomların kendini gösterdiği yer olmamaktadır. Daima, en iyi yeri bulmak için, rehberlik almaya çalış. Sana mantıksız ya da hayal gücünün bir ürünü gibi gelse de, içsel rehberlerine daima güven.

Başkalarına şifa verirken aşağıdaki sırayı unutma:

1.      Hastayı, gözleri kapalı ya da yarı kapalı olarak bir tabureye oturt ya da sırt üstü yatmasını sağla. Sen rahat ve doğal bir şekilde yavaş yavaş burnundan nefes al ve alırken dilini damağına daya ve nefesi ağzından verirken de dilini serbest bırak.

2.      Gassho durumunu al ve düşüncelerini mümkün olduğunca sakinleştir. Kendini açtıktan sonra, ellerini birbirinden ayırıp, mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırken, derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından karnına doğru aktığını düşün.

3.      Nefesini verirken de Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün ve ellerini yavaşça aşağıya doğru indir. Göğüs hizasına, kalbin tam üzerine geldiğinde Gassho durumu al.

4.      Gassho pozisyonundayken derin bir nefes al ve nefes alırken Reiki enerjisinin parmaklarından girip, karnına doğru aktığını hayal ve hisset. Nefesini ver ve verirken de, Reiki enerjisinin karnından parmaklarına doğru aktığını ve oradan da dışarı fışkırdığını düşün.

5.      Kişinin aurasını düzelt.

6.      Üç kez teşekkür et ve ellerini silkele.

7.      Tekrar kendini aç.

8.      Kişinin çakralarını dengele.

9.      Üç kez teşekkür et ve ellerini silkele.

10.    Tekrar kendini aç.

11.    Hastalıklı bölgeyi bilmiyorsan, ellerinin bu bölgeye yönlenmesi için gerekiyorsa rehberlik al ya da tarama yap.

12.    Reiki vereceğin bölgedeki hastalık kronik bir hastalıksa, her iki elini bu bölge üzerine koy ve on beş dakika süreyle hastalıklı bölgedeki blokajı kırıp, parçaladığını ve kopan parçaları mor çöp sepetine attığını, bölgeyi mor suyla yıkayıp, şifalı mor kremle sıvadığını düşün. Kronik bir hastalık değilse, bölgeye en az üç dakika süreyle Reiki enerjisi aktar.

13.    Üç kez teşekkür et ve ellerini silkele.

14.    Tekrar kendini aç.

15.    Kişinin aurasını düzelt.

16.    Üç kez teşekkür et ve ellerini silkele.

REİKİ’NİN YAŞAMINA HUZUR, GÜVENLİK VE MUTLULUK GETİRMESİNİ DİLİYOR, SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNUYORUM.

 

Düşüncelerin pozitif olsun,

Çünkü düşüncelerin

Sözlerin olur.

Sözlerin pozitif olsun,

Çünkü sözlerin

Davranışların olur.

Davranışların pozitif olsun,

Çünkü davranışların

Alışkanlıkların olur.

Alışkanlıkların pozitif olsun,

Çünkü alışkanlıkların

Değerlerin olur.

Değerlerin pozitif olsun,

Çünkü değerlerin

Kaderin olur.

 

 
  Bugün 47 ziyaretçi buradaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
İLGİSİZ BİLGİ YETERSİZ, BİLGİSİZ İLGİ TEHLİKELİ, SEVGİSİZ İLGİ VE BİLGİ DEĞERSİZDİR.